24 Ağustos 2013 Cumartesi
Köylü Güzeli Olmak Bana Göre Değil Ama Maceralarıma Yenilerini Ekledim..
Selammmmmmm.. Evet yine uzun uzun aralardan sonra buralardayım!! Malesef Ankara'dan çok sıkılsam da dönüp dolaşıp buraya gelmek zorundayım. Evet evet insanın evi gibisi yok derler ya gerçekten de öyle evim gibisi yok olamazda. İlerde evlendigimde bile bu evimi çok ama çok özliyecegimden adım kadar eminim. 3 haftalık bir hayli yorucu geçen bir Ordu tatilinden geriye kalanlar bu yaz blogumda. Normalde özel olarak fotograf çekmeye çok çalıştım ama ne vaktim vardı ne de zamanım.
İşte iki arada bir derece Köy maceralarım başlıyoooooorrrr.... :))
Evett memleketim diye demiyorum ama inanılmaz manzaralarla başbaşa kendimi dinledim..
Çocuktuk bi zamanlar... Hepsini aldı geçen yıllar diye diye salıncakla güzel vakitler geçirdim..
Kobaya güvendim ve karşıma hiç bi zaman kötü bi olay gelmedi..
Minik ve sonradan aramızdan ayrılmak zorunda kalan kardeşi yüzünden köpek korkumu yendim! Ve şuan en çok onları özledim..
Uzun uzun yollar gittim..
Düşündükçe daha da gittim.. Babama çıkan her yolu daha çok sevdim..
Kaz bakıcılıgı yaptım. Sonradan keşfettim ki müzik çaldıgım zaman benimle birlikte kapatana kadar dinleyip hüzünlenebiliyolarmış.. İlk defa tavuklarla boguştum ve pinliklerinden yumurta aldım. Zaten hiç sevmezdim şimdi daha da nefret ediyorum yumurtadan :))
Bilen bilir papatya benim en sevdigim çicektir.. Buna kıyamadım.. Üstünde ki Arıyı çektikten sonra farkettim ve sanırım o arı bir kaç gün sonra onu rahatsız ettigim için burkulan ayagımdan beni soktu! Papatya fallarımın sonucu çıkmadı..
Yoncaları hep çok severim.. Burda da yakalayınca bi kare hayatıma almak istedim..
Taze fındık meraklılarına gelsin... Evet buradan bakınca mükemmel olabilir ama toplaması kadar o çuvalları taşıması ve kurutmasını çekince inan bir tane alıp yemek istemiyorsun..
iki arada bir derece kırk işimin arasında bögürtlen topladım hala reçelini yapmak için gün sayıyorum :)))
Kurutma işlemlerinin ardından harmanda yer kalmayınca yarısını patoza verdik ve kurumak için tekrar serdik.. :))
Veee köyden indim şehire efsaneyi o gün bana da oldu. Dağın ortasında bir bakkal,market hiç bişey yokken 7 kişiyle sessiz sedasız 20 gün geçirince şöyle bir afallamadım degil. Zaten tam alışmısım köy kızı moduna bir güncük de deniz keyfi yapayım dedim ama hava sağolsun asla izin vermedi. O kadar kapalı ve nemliydi ki boguluyorum sandım !
Hafızama bol bol bu görüntüleri kazıyıp içime deniz çeke çeke arkama malesef bakamadan Ankara'ya döndüm. Zaten evim gibisi yok ama yine de bu yaz benim için fazla fazla erken bitti.. Sağlık olsun zaten hiç sevmedim seni 2013! Sevgiler.. via asl
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

2 yorum:
arayı bu kadar açma 20 temmuz nere 24 agustos nere..
Haklısın,ama her gün hissiz şeyler yazmak yerine içimden geldiginde yazıp paylaşmayı sevenlerdenim ben :)
Yorum Gönder