Uzun zaman oldu yine bir şeyler yazmayalı.Zamansızlıktan değil de bazen anlatamamaktan kelimeleri yazıya dökemediğim zamanlar olmuyor değil.İnsan en güzel kendini kendine anlatarak anlıyor.Yalnızlık bazende bu yüzden bu kadar güzel olabiliyor. Her ne kadar bunu bazen kendimize çok görsek de.
Hani otobüs yolculuklarında kafanı pencereye dayar hayaller kurarsın ya. O hayallerde hep bir kahramanın olur. Hep merak edersin. Kim? Vardır elbet birileri o konumda olmasını istediğin ama ne hayat ne de zaman izin vermez buna. Zamanla hayal ettiğin herşeye veda etmek zorunda kalırsın. Çünkü can acıtır artık! Ne ileri gidebilirsin ne olduğun yere ait olabilirsin. Bir şeyler yaşanmıştır çünkü. Eksik,kırık,dökük de olsa bir şeyler yaşanmış ve bitmiştir. Ne kadar zor olsa da bitirmek bilirsin ki bitmesi gereken her şey gün gelince biter! Her zaman veda etmeyi en sevmeyenlerden olmuşumdur ama bazen güle güle demek daha doğru geliyor. Birileri senin için bir şey yapmadıkça.
Ve sen bekledikçe hayat hiç bir zaman o anları geri getiremiyor .
Hiç bir zaman anlamamıştım "Anı Yaşa" felsefesini. Büyüdükçe anlıyorum ki bugünden başka bir tane daha yok. Ve ne kadar çok ağlayıp üzüldüğümü farkettim. Kendim için bir şey yapmayı ne zaman bırakmıştım? Hiç farkında değilim. Hep başkalarını düşünerek yaşıyor gibiydim bu zamanlarda. Onun,onların dertlerini çözerken kendimi ne çok geride bırakmıştım. Kendime güzel şeyler söylemeyeli ne kadar zaman geçmiş? Oysa ne mutluydum çocukken. Ne çok severdim atlı karıncayı. Vapurları..
Ne çok severdim dans etmeyi! Sonra koşmayı.. Ne çok özledim kendimi. Ne ara bu kadar ağır sorumluluklar edindim kendime. Ve ne ara bu kadar fazla gelmeye başladı bu olan biten..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder